15 Nisan 2012 Pazar

festival filmleri-8-onun geldiği gün

siyah beyaz olduğunu farkettirmeyen siyah beyaz bir kore filmiydi.
filmde yaratıcılığı tıkanmış bir yönetmenin işsiz günleri anlatılıyordu. komik sahneleri ve durağanlık ve motomodluk içinde komik duran replikler vardı.
filmden ilk çıktığımda ılımlıydım. ama sonra j'adora doğru yürüyüp bi sigara yakınca aslında filmde kadının epey ezilidiğini ve hatta biraz da aşağılandığını erkeğin bir yönetmen içinde yüceltildiğini hissettim. aslında ben çok böyle çıkarımlar yapmayı sevmem. ama erkeğin kadınların hayatına halaya ortadan katılır gibi katılıp iki tur sonra çekip gitmesi anafikrini işleyen filmlerden hoşlanmıyorum. sonra bütün halayı ona göre ayarlamış kadının yıkılışını görmeye dayanamıyorum. kadın her şeyini bu kadar bir erkeğe bağlayacak kadar aciz değildir. olmamalı.
kadınların hayır diyememeleri vardı. bu da ayrı bir sinir olma sebebiydi. öylece bırakıp gitmeler...
yine de sıkılmadan izlediğim bir filmdi. eğlendiğim güldüğüm sahneler bile oldu.
ha ama filmin fotograf olarak çok güzel sahneleri vardı. siyah beyazlık ise gerçekten filme çok yakışmıştı.


evet feminen damarlarım nasıl kabardıysa bu sahneyi itinayla aradım buldum koydum.

2 yorum:

ddarko dedi ki...

"Film kadın düşmanı değildi" demiyorum ama yönetmen karakterini leke gibi bir şey olarak yorumladım ben. Aslında böyle düşünmeme final sahnesi sebep oldu. Fotoğraflanarak maddesel olarak bir varlığa bürünüyordu çünkü. Mesela öncesinde bara ne zaman gitseler arkadaşı onu bar sahibiyle tanıştırıyordu (iki ya da üç kere gerçekleşti bu.) Sonra yönetmen kadından önceki gece olanlar için özür diliyordu ama kadın bir şey hatırlamadığını söylüyordu. Kadın ayak yapıyordu belki de, bilmiyorum ama dediğim gibi sadece final sahnesi öyle düşündürttü :)

kırmızı dedi ki...

ben o çoğu şeyi iki kere yaşamaları olayını iki yönlü değerlendirdim. bir ya sarhoş oldukları için her gün her şeyi farketmeden yaşıyorlardı. çünkü birebir aynı yaşamıyorlardı. mesela barın sahibinin geç gelmesine diğer kadın gittikçe hiddetlenen tepkiler gösteriyordu. ya da hep aynı gün yaşanıyordu. ama bi tek yönetmen aynı olmadığını biliyordu. sürekli aynı sahneyi çeken bi yönetmen gibi.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...